imtiyazlı forum

Forum sitesi
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şebnem Ferah Ocak 2010 Röportajı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kübra
Admin
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 332
Rep Puanı Rep Puanı : 884
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 14/04/10
Yaş Yaş : 26
Nerden Nerden : Tokat

MesajKonu: Şebnem Ferah Ocak 2010 Röportajı   Cuma Mayıs 07 2010, 14:04

Dört yılı aşkın süren bekleyiş nihayet sona erdi ve Şebnem FERAH, Benim Adım Orman adını verdiği albümünü Pasaj Müzik etiketiyle yayınladı. Tarkan GÖZÜBÜYÜK prodüktörlüğünde hazırlanan albüm, 12 yepyeni Şebnem FERAH şarkısından oluşuyor. Ekipten dinlemeye alıştığımız güçlü altyapılar, FERAH'ın incelikli kaleminden yazılanlarla birleşiyor ve bu kez daha sert ama sakin bir Şebnem FERAH albümü sunuyor meraklı kulaklara. Elbette bir kaç kez dinlendiğinde yine akıllarda (ve kalplerde) iz bırakan sorular sormayı da ihmal etmiyor: Düşünüyorum, ne kadar sevmiş olabilirim? Billboard, albüm üzerine konuşmak için ünlü sanatçının kapısını çalarken bohçasında Hayko CEPKİN, Birol NAMOĞLU (Gripin), Aslı GÖKYOKUŞ ve Ceylan ERTEM gibi başarılı müzisyenlerin soruları da vardı.

Billboard Türkiye: Bir önceki albümünüz Can Kırıkları'nı "Hoşçakal"la kapattınız, Benim Adım Orman'ı ise "Merhaba"yla açtınız. Şarkıyı dinlerken sizden hiç vazgeçmeyen Şeboist'lere selam etmişsiniz, sanki bu şarkıyla onlara "Merhaba" demişsiniz hissine kapıldık. Yanılıyor muyuz?

Şebnem FERAH: Şarkının sözel olarak farklı noktalara dokunduğu bölümler olsa da, özellikle B ve nakarat bölümlerinde onları düşündüğümü, konserlerde "Merhaba" demek için sabırsızlandığımı söylemek ve böyle bir sonuca varmak çok yanlış olmaz sanırım.

Billboard Türkiye: Albüm kapağında yüzünüz şehre, şehrin ışıklarına dönük ama siz kocaman, büyülü bir ormandasınız. Gerçekten şehrin tüm bu keşmekeşinden kaçabildiğiniz büyülü bir ormanda mı yaşıyorsunuz?

Şebnem FERAH: Kendi başıma yaşamaya başladığımdan beri şehrin göbeğinde oturduğum da oldu, biraz daha sakin bölgelerde de... Bazen sükunete ihtiyacı olur insanın, bazen de kalabalığa. Her ikisini de seviyorum ve ihtiyaçlarım ne yöndeyse onu seçiyorum, tabii eğer seçme şansım varsa...

Billboard Türkiye: Bir de sizi Peter Pan'in Tinkerbell'ine benzettik. Güçlü, hayat dolu ama bir okadar da kırılgan; kocaman kanatlı bir peri kızı... Ama bir yandan da kayıp ruhlara yol gösteriyor...

Şebnem FERAH: Çok tatlı bir benzetmeymiş, teşekkür ederim. Kendimi, bazen beni bile şaşırtacak kadar güçlü hissettiğim durumlar ve zamanlar da oluyor, kendi kırılganlığımdan yorulduğum durumlar ve zamanlar da... Kendimi bildim bileli böyleyim ve bu bende herhangi bir karmaşaya sebep olmaz, idare ediyorum. Ama başka ruhlara yol gösterme durumu asla bilerek yelteneceğim bir şey değil. Herkesin kendi tecrübelerini kendisinin yaşaması en güzel yol bence.

Billboard Türkiye: Benim Adım Orman, içinde birçok hikayeyi birden barındırıyor. Bir önceki albümle Benim Adım Orman arasında hayata bakışınızda değişiklik oldu mu?

Şebnem FERAH: Can Kırıkları, çoğu şarkıda insan olmaya dair var olan birçok duyguyu anlatmaya çalıştığım bir albümdü. Dolayısıyla Benim Adım Orman da bu duyguların devamı niteliğinde, söylediğiniz gibi bir çok hikayeyi barındıran bir albüm. Her gün hayata bakışımızı etkileyecek yeni şeyler oluyor, bir şeyler tecrübe ediyoruz, bazı önceliklerimiz değişebiliyor, bazı şeyler daha anlamlı gelmeye başlayabiliyor. Hiçbir zaman "bugünden itibaren şöyle biri olacağım" diyemem ben, ama her gün yeni biri olursunuz çünkü dün yeni bir şeyler öğrenmişsinizdir. Bütün öğrendikleriniz de sizi daha güçlü biri haline getiriyor.

Billboard Türkiye: İki yıl önce yayınladığınız 10 Mart 2007 İstanbul Konseri DVD'niz Türkiye'de bu alanda en çok satan eserlerden biri oldu. Titizlikle hazırladığınız bir çalışmaydı. Gereken değeri bulması konusunda ne düşünüyorsunuz? Devamı gelecek mi?

Şebnem FERAH:
MÜZİĞE BİR KEZ DAHA AŞIK OLDUM
Çok teşekkürler... O çalışma benim müziğe bir kez daha aşık olmamı, hem de çok aşık olmamı sağladı. Bazı şeyleri yaparken sizin için ne gibi sonuçları olacağını düşünmezsiniz. Sonuçlar kendiliğinden oluşur. Müzik benim için böyle bir şey. Konser DVD'si de doğal olarak öyleydi. Kimse bana "hadi bir konser yap, senfoni de olsun, sonda da DVD'sini yap" demedi. Ne kadar şanslıyım ki; hayal ettiğim şeyleri gerçekleştirebilmem için en az benim kadar heyecan, sevgi ve disiplin dolu insanlar var etrafımda... Sevdiğim için, beni mutlu ettiği için, bazı duygulara ortaklık edebildiğim için azalmayan bir heyecanla, beklenti oluşturmadan devam edebiliyorum. Beklentisiz davranabildiğiniz zaman her şeyden daha çok zevk alabiliyorsunuz çünkü. Beğenilmeseydi de ben o DVD ile ilgili iyi şeyler hissediyor olurdum. Hiçbir zaman "sonuç" odaklı düşünmem, hep "süreç"e konsantre olurum ve o konser ve DVD'nin hazırlanması ile ilgili süreç zaten harikaydı. Ve evet; bir tane de akustik konser DVD'si yapmak istiyorum.

///

Resmi internet sitesi konusunda çok gecikmeli davrandığımın farkındayım. Ama şahsen internetle ilişkim belli bir düzeydedir, bir yere seyahat edeceksem gideceğim otele bakarım, maillerime bakarım, hatta bazen onu bile aksatırım. Merak ettiğim bir şey varsa araştırırım, o kadar... Daha çok sokakta olmayı tercih edenlerdenim.

///

Billboard Türkiye: "Ateşe Yakın" ölümü mü anlatıyor? Şarkının bir hikayesi var mı?

Şebnem FERAH: Doğrudur, evet var ama yanlış anlamazsanız dillendirmemeyi tercih ederim.

Billboard Türkiye: "Yalnız"da
Çizgi çizgi yüzünde
Gölgeli gözlerinde
Ağır sessizliğinde
Neler neler var
Ne hikayeler var"
diyorsunuz... Benzer şekilde "Eski"de de
"Sen nasıl başardın
Yüz yıllık ağaç gibisin
Nasıl böyle kaldın
Büyürken eskimeyen
Eskise de değerlenen"
diyorsunuz... Bu şarkıları armağan ettiğiniz kişi, hayatınızda yer eden önemli biri olmalı?

Şebnem FERAH: Benim hayatta en etkilendiğim insanlar yaşlarına veya yaşadıklarına rağmen yaşam güçlerini kaybetmemiş, üretken olmaya devam edebilen, en azından üretken bir yöntemle düşünen, hala sorular soran ve yılmayan ve bu esnada hayata karşı nezaketlerini, iyi niyetlerini yitirmeyen insanlar... Yarım saatlik bir sohbette ağızlarından en az iki, üç adet atasözü gibi cümle çıkar, etkilenmemek mümkün değil. Bütün görmüş-geçirmişliklerine rağmen etraflarını dinlemeye, incelemeye ve algılamaya da devam ederler. Sizin dertlerinize de ortak olurlar... Kim bilir hafızalarında neler kayıtlıdır, yüreklerinde ne yangınlar vardır, ne hastalıklar geçirmişlerdir, belki 50 yıllık hayat arkadaşlarını kaybetmişlerdir ama hala "Yarın hava açık olacak galiba..." deyip gülümseyebilirler. Mutlaka çok yakınım olması gerekmiyor, bir kafede ya da parkta bir bankta otururken böyle biriyle tanışıp sohbet ettiğim zaman da çok etkileniyorum, resmen hayran oluyorum ve her şey daha anlamlı gelmeye başlıyor. İşte böyle...

Billboard Türkiye: Albümün belki de en karanlık şarkısı, "Serapmış" Hayalkırıklığına uğramış bir kadın, üzüntüsünü caddeye, asfalta akıtıyor. Buradan mutsuzluklarınızı şehirle kodladığınız çıkarımında bulunabilir miyiz?

Şebnem FERAH: İnsanın bütün mütsuzluklarını tek bir şeyle kodlaması mümkün değil galiba, hayatta insanı tetikleyen çok şey oluyor, bunlarla başa çıkmak için herkesin ayrı yöntemleri vardır sanırım. Ama ne olursa olsun içimde beni güçlü olmaya, çabalamaya iten bir şeyler var söylediğiniz gibi...

Bir sürü insanın yerden yere vurduğu, 80'lere ait bazı şarkıları bayılarak dinleyebiliyorum.

Billboard Türkiye: "Uçurtma"da "Ben en güzel şarkımı henüz yazmadım" diyorsunuz... Peki hiç "Keşke hiç söylemeseydim" dediğiniz bir şarkınız oldu mu?

Şebnem FERAH: "En güzel şarkımı henüz yazmadım" fikri benim hep çok hoşuma gidiyor, umut dolu olmamı sağlıyor; dikkatinizi çektiği için memnun oldum. Bana biri "En sevdiğin şarkın hangisi?" diye sorunca hep aklıma bu geliyordu, ben de en sonunda şarkıda da söyledim. Ama en az sevdiğim şarkı hangisi inanın bilemem, öyle bir yaklaşımım da yok galiba. Hepsinin benim için temsil ettiği duygu halleri, hatıralar var.

Billboard Türkiye: "İstiklal Caddesi Kadar"da Türk rock tarihinin en iyi Beyoğlu şarkılarından birine imza atmış oldunuz. İstanbul sizin için de özel bir kent mi? Yoksa siz de "Yaşlandığımda uzak bir yere kaçacağım" diyenlerden misiniz?

Şebnem FERAH: Yine çok teşekkür ederim, bunları duymak ne güzel! Beyoğlu da, İstanbul da benim için vazgeçilmez. Yaşlandığımda ne olur bilmiyorum ama şimdilik uzak bir yerlere kaçmak gibi bir niyetim hiç yok. İstanbul'u çok seviyorum.

Billboard Türkiye: Kartonette "İstiklal Caddesi Müzisyenleri"ne de teşekkür etmişsiniz. Caddede yürürken o müzisyenleri durup dinler misiniz?

Şebnem FERAH: Ohooo hem de çok dinlerim... Biz bu albümü Beyoğlu'nda bulunan bir stüdyoda kaydettik, dolayısıyla kısa bir ara verip yürüyüşe ya da yemek yemeğe çıktığımız her an farkında olmadan bizim duygularımıza eşlik ettiler, o zamanlarımızı güzelleştirdiler, ilham verdiler...

Billboard Türkiye: Dört yıl içinde sandıkta bir çok şarkı birikmiştir... İçlerinden 12 tanesini albüme aldınız. Seçimi nasıl yaptınız?

Şebnem FERAH: Albüm için çalışırken bazen yıllar önce yazdığınız bir cümle ya da melodi de size yol gösterici olabiliyor. Benim garip bir çalışma yöntemim var. Her gün hafızamıza bazı şeyler kaydoluyor duygusal olarak. O duygulardan ağır basanlar sizinle birlikte yaşamaya devam ediyor. Bazen daha o an, bazen bir yıl sonra, bazen 10 yıl sonra, bütün o süre içinde biriktirdiklerinizden, ilham aldığınız her detayın belki de toplamından; hızlıca bir şarkı çıkıyor. Hem çok geçmişi olan, hem de anlık ve abartılı duygu hallerinden bahsediyorum. Ve bu tip şarkıları daha çok seviyorum, albümde onları kullanmayı tercih ediyorum. Yoksa bir müzisyen olarak her oturduğunuzda bir şarkı ortaya çıkarmanız mümkün ama bu benim sevdiğim bir yöntem değil.

Billboard Türkiye: Albümde en kısa sürede yazdığınız şarkı hangisi?

Şebnem FERAH: "Benim Adım Orman". Ama az önce de söylediğim gibi yazılma anı kısa sürse de, yazacak hissiyata geçme süresi uzun olabiliyor. İkisi farklı şeyler.

Billboard Türkiye: Genellikle albümleriniz arasında iki yıl bulunurdu. Bu kez dört buçuk yıl gibi uzun bir süre bekledik. Bu bekleyişin nedeni neydi?

Şebnem FERAH: Ben her zaman bu konuda aceleci biri olmadığımı söylüyorum. Belli bir tarih belirleyip o tarihe kadar zorla da olsa bir şeyler hazırlamak benim çalışma yöntemim değil. Kaldı ki 2005'ten 2008 yazına kadar o kadar çok konser verdik ve turne yaptık ki... Arada DVD'yi de unutmamak gerek. Yani aradaki süreyi çok dolu dolu ve tamamen müzikle geçirdim. Kendimi dinlenmiş hissetmeye başlayınca da hazırlıklar başladı. Aradaki dört buçuk yıl dışarıdan bakıldığında uzun gözüküyor, uzun da ama bizler için her anı dolu doluydu.

Billboard Türkiye: Albüm kartonetini incelerken; Metin TÜRKCAN, Buket DORAN, Ozan TÜGEN, Aykan İLKAN'ın da en az sizinkiler kadar iddialı fotoğraflarına rastladık... Yıllarca aynı ekiple çalışıyor olmanın avantajları neler?

Şebnem FERAH: Albüm kartonetinde beraber çalıştığım arkadaşlarımın fotoğraflarının da bulunması benim İskender PAYDAŞ, Tarkan GÖZÜBÜYÜK ve Demir DEMİRKAN'la yaptığımız ilk albümden beri sürdürmeye çalıştığım bir gelenek. Metin, Ozan, Buket ve Aykan'la konserler için neredeyse 14 yıldan beri beraber çalışmakla birlikte son dört albümü de beraber kaydediyoruz. Birbirimizi, beraber çalmayı çok seviyoruz; hala birbirimize nazik davranıyoruz. Bunlar çok önemli şeyler. Sadece müzikal açıdan değil, her açıdan önemli şeyler. Belki de bu şekilde; yaptığımız şeyden maksimum derecede zevk alıyoruz demek yanlış olmaz. Beraber geçirilmiş uzun yıllar ve bir sürü tecrübeden sonra iletişim çok daha kolay ve doyurucu oluyor, sanırım en azından benim için en büyük avantajı bu.

Billboard Türkiye: Albüm kapağını kim tasarladı? İşin görsel kısmına ne kadar katkıda bulundunuz?

Şebnem FERAH: Kapağın tasarımında da yıllardır çalıştığım ekiple, Hale ve Hakan UTANGAÇ'la beraberdik. Sanat yönetmenliğini Hale yaptı. Genel olarak şöyle çalışırız; albümü bolca dinler ve üzerinde sohbet edip fikirler üretir, görsel olarak ne şekilde destekleyebileceğimizi düşünürüz. Zaten çok eski arkadaş olduğumuz için de genellikle birbirimizi kolay anlarız. Sonra da tasarım oluşmaya başlar.

Billboard Türkiye: Kayıtlar ne kadar sürdü? Stüdyodayken artık gelenekselleşmiş bir ritüeliniz var mı? ( Çok kahve içmek, kanepede uyuklamak, yemek yemeyi unutmak gibi..)

Şebnem FERAH: Stüdyoda toplam altı ay kaldık. Saydıklarınızın tamamı bizim stüdyo dönemlerimizde er ya da geç yaşadığımız şeyler çünkü bir noktadan sonra hep kendimizi stüdyodan eve sabahın ilk ışıklarıyla dönerken buluruz, hatta bazen bunu yapacak halimiz bile olmaz o zaman da kanepelerde uyunur.

////

Bu aralar fırında mantarlı ve peynirli makarnayı çok sık yaptım, galiba fena da yapmıyorum. Ama kendi kendime yemek yapmak için pek uğraşmam, arkadaşlarım ya da ailem geleceği zaman yaparım.

////

Ünlü Müzisyenler Sordu
Billboard olarak Şebnem FERAH'a bir süpriz yaptık. Müzisyen arkadaşlarına ulaşıp onlardan Şebnem FERAH'a yöneltmek istedikleri soruları aldık.

Birol NAMOĞLU (Gripin) : Memleketimde kelimelerle, onları kırmadan, küstürmeden oynayabilecek iki kadın var. Onlardan birisi olarak bunca sene kelimeleri nasıl küstürmediğini, kaçırmadığını sormak istiyorum kendisine...

Şebnem FERAH: Birol'cuğum, bu soruyu öğrendiğimde nasıl duygulandığımı gerçekten anlatamam. Sözlerin utanmama sebep olmakla beraber içime su serpti. Eğer bir şeyler yapabilmişsem; ilaç gibi gelen, içime su serpen başka kelimelerin güzelliğinin büyük etkisi vardır, eminim. Çok ama çok teşekkür ederim. En kısa zamanda görüşmek üzere...

Aslı GÖKYOKUŞ: İlk albümden bu yana geçen 10 küsür senede altı albüm... Geçen bu kadar zamandan sonra, sindirerek bakmış olduğu albümlerin arasında bu daha başarılıydı ya da bu daha özeldi dediği bir albüm var mı? Ve yine geriye baktığında o günden bu yana yaşanan değişim ve gelişimi hem kendi müziği hem de Türkiye'deki rock müzik açısından nasıl değerlendirir?

Şebnem FERAH: Aslı'cığım, öncelikle güzel sesini pek özledim. Sorduğun sorunun yanıtları o kadar uzun ku, kısaca nasıl cevap verebilirim bilmiyorum. Genel olarak bakacak olduğumuzda çok değişkenli bir dönem geçirdiğimiz için endüstriyel açıdan nelere gebe olduğumuz belli olmaya başladı diye düşünüyorum ve ben uzun vadede her şeyin, farklı bir yol olsa da, yoluna gireceğine dair umutluyum. Kendime dair ise; kendimi merkeze aldığım değerlendirmeler yapamıyorum, her bir şarkı için, her albüm için, her konser için çok heyecanlandığımı söyleyebilirim sadece. Bu sebeple aralarında ayrım yapmam kolay olmuyor, hepsi mikroskobik düzeyde dahil olduğum çalışmalar çünkü.

Ceylan ERTEM: Türkiye'deki kadın müzisyenler arasında kendisine öncülük etmiş, etkilemiş kimler var? Ve son dönemde dikkat etmemizi istediği amatör grup veya isimler var mı? (yine Türkiye'de elbette) Şebnem'e selamlarımı iletirsiniz...

Şebnem FERAH: Ceylan'cığım selamlarını aldım, teşekkür ederim. Özellikle öncü olarak algıladığım ya da o kadar güçlü bir şekilde etkilendiğim birileri yok, ama takip ettiğim, incelediğim bir sürü ve halen de aktif olan müzisyen ve şarkıcı var. Mesela çok küçüktüm ama Nur YOLDAŞ'ın sesini duyduğumda, durduğum yerde şöyle bir doğrulduğumu hatırlıyorum. Sonra fark etmişim ki sadece sesi değil müzikleri de harika... Son zamanlarda albüme çok yoğunlaştığımdan pek bir yerlere gidip yeni birilerini dinleme fırsatım olmadı

Hayko CEPKİN: Sorun bakalım beni özlemiş mi?

Şebnem FERAH:Haykooooooooo! Hem de çok özledim! Ne zaman beni yine motorla gezdireceksin?

------------------------------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://imtiyazliforum.forumdizini.com
 
Şebnem Ferah Ocak 2010 Röportajı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FEN - ANADOLU - DÜZ LİSE ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANLARI 2009-2010

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
imtiyazlı forum  :: müzik ve fan :: Sanatçı röpörtajları-
Buraya geçin: